İş kazasından sonra işverenin yapması gerekenler yalnız Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim göndermekten ibaret değildir. Öncelikle yaralanan kişinin sağlık hizmetine erişimi ve devam eden tehlikenin kontrol altına alınması gerekir. Ardından olayın kayıt altına alınması, delillerin korunması, kanuni bildirimler, çalışan ve tanık bilgilerinin toplanması, teknik nedenlerin araştırılması ve tekrarını önleyecek düzeltici faaliyetlerin planlanması birlikte yürütülmelidir.
İlk öncelik nedir?
Kaza sonrasında ilk öncelik insan sağlığıdır. Gerekli ilk yardım ve acil sağlık organizasyonu sağlanmalı, aynı tehlikenin başka çalışanları etkilemesi engellenmelidir. Makine, enerji hattı, yüksekte çalışma alanı veya kimyasal risk devam ediyorsa güvenli hâle getirilmelidir. Delil koruma amacı, acil müdahalenin ve yeni kazayı önlemenin önüne geçmemelidir.
Olay yeri tamamen değiştirilmeden nasıl korunur?
Kurtarma ve güvenlik için zorunlu değişiklikler yapıldıktan sonra olay yerinin mevcut durumu fotoğraf, video, kroki ve ekipman bilgileriyle kayıt altına alınabilir. Makine veya ekipmanda teknik müdahale yapılacaksa müdahale öncesi durum mümkün olduğunca belgelenmelidir. Böylece sonradan yapılan onarım ile kaza anındaki koşullar birbirinden ayrılabilir.
6331 sayılı Kanun hangi kayıt yükümlülüğünü getirir?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 14 üncü maddesi, işverenin bütün iş kazalarının kaydını tutmasını, gerekli incelemeleri yapmasını ve bunlarla ilgili raporları düzenlemesini öngörür. Kaza kayıt sistemi yalnız resmi formalite değildir; olayın kök nedenini ve benzer risklerin başka çalışanlar açısından devam edip etmediğini belirlemeye hizmet eder.
SGK bildirimi hangi sürede yapılır?
İş kazalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildiriminde kanuni süre önemlidir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 14 üncü maddesi iş kazalarının kazadan sonraki üç iş günü içinde Kuruma bildirilmesini düzenler. 4/a kapsamındaki sigortalılar bakımından 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesindeki bildirim hükümleri de birlikte dikkate alınmalıdır.
Kolluk bildirimi bakımından neye dikkat edilir?
5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesindeki 4/a çalışanlarına ilişkin sistemde işveren bakımından yetkili kolluk kuvvetlerine derhal bildirim ve Kuruma en geç üç iş günü içinde bildirim düzenlenmiştir. İşveren bu iki yükümlülüğü tek bir işlem sanmamalı; olayın niteliğine göre ilgili bildirim kanallarını ayrı ayrı takip etmelidir.
Kaza işverenin kontrolü dışında meydana gelirse süre nasıl değerlendirilir?
5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerde meydana gelmesi hâlinde Kuruma bildirim süresinin olayın işveren tarafından öğrenildiği tarihten başlamasına ilişkin düzenleme içerir. İşverenin olayı hangi tarihte ve hangi kanalla öğrendiği bu nedenle kayıt altına alınmalıdır.
SGK bildirim formu nasıl hazırlanmalıdır?
Bildirimde olay tarihi, saat, yer, görev ve oluş biçimi eldeki ilk bilgilerle gerçeğe uygun şekilde yazılmalıdır. Teknik inceleme tamamlanmadan kesin kusur oranı belirleyen ifadeler kullanılmamalıdır. SGK bildirimi daha sonra tutanak, sağlık kaydı veya kamera görüntüsüyle açıklanamayacak çelişkiler oluşturmamalıdır.
İşveren iç kaza raporu düzenlemeli midir?
İç rapor; olay kronolojisini, ilk müdahaleyi, ilgili çalışanları, kullanılan ekipmanı, mevcut koruyucu önlemleri ve ilk tespitleri düzenli biçimde gösterebilir. Raporun amacı bir kişiye hemen kusur yüklemek değil, olayın nasıl geliştiğini ve hangi kontrol noktalarının başarısız olduğunu ortaya koymaktır. Sonradan elde edilen bilgi ek raporla ayrıştırılabilir.
Deliller ne zaman toplanmalıdır?
Kamera kayıtları, çalışma çizelgeleri ve dijital sistem verileri otomatik olarak silinebildiğinden mümkün olduğunca erken korunmalıdır. İş kazasında deliller arasında olay yeri kayıtları, sağlık belgeleri, tanık anlatımları, görev ve vardiya kayıtları, eğitim belgeleri, bakım kayıtları ve risk değerlendirmesi önemli yer tutar.
Tanık ve çalışan beyanları nasıl alınmalıdır?
Beyan alınırken kişiye sonucu dayatan sorular yerine gördüğü veya bildiği olayların kronolojik anlatılması sağlanmalıdır. Kazayı doğrudan gören kişi ile olaydan sonra bilgi alan kişinin konumu ayrılmalıdır. Beyanın tarihi, beyanı alan kişi ve varsa eklenen belgeler açık olmalıdır. İlk tutanak ile daha sonraki ayrıntılı açıklama birbirinden ayrılabilir.
Eğitim ve ekipman kayıtları nasıl incelenir?
Kazaya konu iş için verilen eğitim, yetkilendirme, kişisel koruyucu donanım ve iş ekipmanı kayıtları toplanmalıdır. İmzalı teslim belgesi tek başına ekipmanın uygun seçildiğini veya fiilen kullanıldığını göstermez. Riskin niteliği ile verilen eğitim ve koruyucu önlem arasında ilişki kurulmalı; denetim kayıtları da incelemeye dahil edilmelidir.
Risk değerlendirmesi kazadan sonra güncellenmeli midir?
Kaza, mevcut risk değerlendirmesinin yeterliliğini yeniden incelemek için önemli bir veridir. Kaza nedeni veya ortaya çıkan yeni tehlike mevcut değerlendirmede yeterince ele alınmamışsa revizyon gerekebilir. Ancak kaza sonrası hazırlanan yeni belge, kaza tarihindeki eski değerlendirmeyi ortadan kaldırmaz; önceki ve sonraki sürümlerin tarihleri korunmalıdır.
Asıl işveren-alt işveren varsa ne yapılır?
Kaza alt işveren çalışanını ilgilendiriyorsa taraflar olayın bildirim ve kayıt sürecini birbirinden kopuk yürütmemelidir. Görev dağılımı, saha kontrolü, ekipman, eğitim ve risk koordinasyonu belirlenmelidir. Asıl işveren ve alt işveren arasındaki ticari sözleşme, kanuni sorumluluğu tek başına ortadan kaldırmaz.
Kök neden incelemesi neden gereklidir?
Kök neden incelemesi yalnız “kim hata yaptı?” sorusuna cevap aramaz. İş organizasyonu, gözetim, ekipman tasarımı, bakım, eğitim, çalışma süresi, iletişim ve risk kontrolündeki eksiklikler birlikte incelenir. Bir çalışanın hatalı hareketi tespit edilse bile bu davranışın neden mümkün olduğu ve sistemde hangi önlemin eksik kaldığı ayrıca araştırılmalıdır.
Düzeltici faaliyetler nasıl takip edilmelidir?
Belirlenen her önlem için sorumlu kişi, tamamlanma tarihi ve doğrulama yöntemi bulunmalıdır. Yalnız “personel uyarıldı” şeklindeki genel sonuç, teknik veya organizasyonel risk devam ediyorsa yeterli olmayabilir. Makine koruması, çalışma prosedürü, eğitim veya denetim değişikliği gerekiyorsa uygulamanın gerçekten tamamlandığı daha sonra kontrol edilmelidir.
Kaza bildirimi kusurun kabulü anlamına gelir mi?
Bir olayın iş kazası olarak bildirilmesi ile özel hukuk bakımından kusur oranının belirlenmesi aynı işlem değildir. İş kazasında kusur işverenin ve diğer kişilerin somut yükümlülükleri, ihlaller ve nedensellik üzerinden ayrıca değerlendirilir. Bildirim yükümlülüğü, kusur tartışmasının sonuçlanmasını bekleyerek ertelenmemelidir.
Sonuç
İş kazası sonrasında işverenin süreci sağlık ve güvenlik müdahalesiyle başlayıp kayıt, bildirim, delil koruma, teknik inceleme ve düzeltici faaliyetlerle devam etmelidir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 14 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesindeki yükümlülükler zamanında uygulanmalı; üç iş günü bildirim süresi ve 4/a kapsamındaki kolluk bildirimi ayrıca takip edilmelidir.