İş kazasının hiç bildirilmemesi veya geç bildirilmesi, olayın iş kazası niteliği ile bildirim yükümlülüğünün sonuçlarının birbirinden ayrılmasını gerektirir. Bir olayın Kuruma zamanında gönderilmemiş olması tek başına o olayın iş kazası olmadığı anlamına gelmez. Buna karşılık işverenin sosyal güvenlik ve iş sağlığı-güvenliği mevzuatındaki bildirim yükümlülükleri bakımından gecikmenin ayrı sonuçları olabilir.
İş kazasının temel yasal çerçevesi nedir?
5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hangi durumların iş kazası sayılacağını ve bildirim sistemini düzenler. Olayın iş kazası sayılması için sigortalılık, kanunda belirtilen hâllerden biri içinde olayın gerçekleşmesi ve olay nedeniyle bedensel veya ruhsal etkilenme gibi unsurlar birlikte değerlendirilir. Bildirim formu bu maddi koşulların yerine geçmez.
4/a çalışanında SGK bildirim süresi nedir?
SGK’nın güncel açıklamasına göre hizmet akdine tabi 4/a çalışanının iş kazası işveren tarafından Kuruma kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirilmelidir. İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerde meydana gelmesi ve bilgi alınmasına engel durum bulunması hâlinde sürenin başlangıcı olayın öğrenildiği tarihe göre ayrıca değerlendirilebilir.
Kolluk bildirimi ile Kurum bildirimi aynı mıdır?
Hayır. Sosyal güvenlik uygulamasında 4/a iş kazasının kazanın olduğu yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Kuruma ise kanuni süre içinde bildirilmesine ilişkin ayrı yükümlülükler bulunmaktadır. Kuruma gönderilen SGK bildirimi ile kolluk kaydının tarih ve olay anlatımı bakımından birbiriyle uyumlu olması önemlidir.
6331 sayılı Kanun hangi yükümlülüğü getirir?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 14 üncü maddesi işverenin iş kazalarını ve meslek hastalıklarını kayıt altına alma, gerekli incelemeleri yapma ve belirli olayları Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirme yükümlülüğünü düzenler. Olay tutanağı ve kök neden incelemesi yalnız olası dava için değil işyerindeki riskin tekrarını önlemek için de önemlidir.
Geç bildirim olayın iş kazası olmasını engeller mi?
Hayır. İş kazasının hukuki niteliği olayın 5510 sayılı Kanunun 13 üncü maddesindeki maddi koşulları taşıyıp taşımamasına göre belirlenir. Süresinde bildirim yapılmaması ayrı bir yükümlülük ihlalidir. Bu nedenle “bildirim yoksa iş kazası yoktur” şeklindeki yaklaşım doğru değildir. Olay ve çalışma bağlantısı mevcut delillerle ayrıca araştırılmalıdır.
Bildirim yapılmamışsa tespit nasıl gündeme gelir?
Olay Kurum kayıtlarında görünmüyorsa sağlık belgeleri, işyeri kayıtları, kolluk belgeleri, tanık anlatımları ve işveren kayıtları üzerinden iş kazası niteliğinin araştırılması gerekebilir. Uyuşmazlık devam ederse iş kazası tespit davası bakımından olayın gerçekleşme koşulları ve sosyal güvenlik kayıtları birlikte değerlendirilir.
Geç bildirimin sosyal güvenlik sonucu nedir?
5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi, 13 üncü maddede belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmeyen iş kazasında bildirim tarihine kadar geçen dönem için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinin işverenden tahsil edilmesine ilişkin düzenleme içerir. Bunun dışında uygulanabilecek idari sonuçlar ilgili mevzuat ve olay tarihi itibarıyla ayrıca değerlendirilmelidir.
Sağlık kayıtları neden ilk günden korunmalıdır?
İş kazasının bildirimi yapılmamışsa olay ile yaralanma arasındaki bağlantının kurulmasında ilk sağlık başvurusu özellikle önem kazanır. Acil servis kaydı, epikriz, istirahat raporu ve tedavi belgelerinde olayın nasıl anlatıldığı incelenebilir. Sağlık kaydı tek başına kusuru göstermez ancak olayın zamanı ve yaralanma bakımından önemli delil oluşturabilir.
İşyeri tutanağı hiç yoksa ne yapılabilir?
İşyeri tutanağının bulunmaması olayı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Kamera görüntüsü, giriş çıkış kayıtları, vardiya çizelgesi, mesajlar, telefon kayıtları, görev yazıları, teslim belgeleri ve aynı ortamda bulunan kişilerin anlatımları önem taşıyabilir. Dijital kayıtların kısa sürede silinebileceği dikkate alınarak delillerin korunması geciktirilmemelidir.
İşveren bildirimi kusur kabulü anlamına gelir mi?
Hayır. Olayın iş kazası olarak Kuruma bildirilmesi sosyal güvenlik mevzuatındaki yükümlülüğün yerine getirilmesidir. İşverenin kazada kusurlu olup olmadığı ayrı bir teknik ve hukuki incelemedir. Risk değerlendirmesi, talimat, eğitim, ekipman ve çalışma yöntemi üzerinden kusur değerlendirmesi ayrıca yapılır.
Sigortalı kayıt dışı çalışıyorsa durum değişir mi?
Kişinin Kuruma hiç bildirilmemiş olması, fiilen hizmet akdiyle çalıştığı ve olayın kanuni iş kazası koşullarını taşıdığı iddiasının araştırılmasını engellemez. Bu durumda sigortalılık ve hizmet ilişkisi de ayrıca delillendirilmelidir. İşe giriş, ücret ödemesi ve işverenlik organizasyonu iş kazası kayıtlarıyla birlikte incelenir.
Olay kronolojisi nasıl hazırlanmalıdır?
Kazanın tarihi ve saati, işçinin görevi, olay yeri, ilk sağlık başvurusu, işverenin olayı öğrenme tarihi, kolluk işlemleri ve Kuruma bildirim tarihi tek kronolojide gösterilmelidir. Bildirim süresi değerlendirilirken özellikle olayın işverenin kontrolü dışında gerçekleşip gerçekleşmediği ve ne zaman öğrenildiği somut kayıtlarla belirlenmelidir.
Bildirim ile tazminat talepleri arasındaki ilişki nedir?
İş kazası bildirimi sosyal güvenlik sürecini başlatan önemli bir kayıt olsa da maddi veya manevi tazminat için tek başına yeterli değildir. Tazminat dosyasında zarar, kusur, illiyet ve sorumluluk ayrıca incelenir. Bildirimin hiç yapılmamış olması bu incelemeyi ortadan kaldırmaz; fakat delillerin toplanmasını zorlaştırabilir.
Sonuç
Bildirilmeyen iş kazasında doğru yaklaşım, olayın iş kazası niteliğini bildirim ihlalinden ayırmaktır. 5510 sayılı Kanunun 13 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 14 üncü maddesi birlikte ele alınmalıdır. Olay, sağlık kayıtları, çalışma ilişkisi ve bildirim tarihleri tek kronolojide incelenmelidir.