İş Kazasında Arabuluculuk

İş kazası uyuşmazlıklarında arabuluculuk değerlendirilirken iki farklı soru birbirinden ayrılmalıdır: dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mudur ve taraflar isterlerse uyuşmazlığın belirli bölümlerini ihtiyari olarak müzakere edebilir mi? İş Mahkemeleri Kanunu işçi-işveren alacaklarında genel olarak dava şartı arabuluculuk öngörürken iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan bazı davalar için açık bir istisna getirir. Bu ayrım, yanlış dava şartı değerlendirmesini önlemek için önemlidir.

İş uyuşmazlıklarında genel dava şartı nedir?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerinde arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak düzenler. Genel işçilik alacaklarında mahkemeden önce bu aşamanın tamamlanması gerekir.

İş kazası için kanunda özel istisna var mıdır?

Evet. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkradaki zorunlu arabuluculuk kuralının uygulanmayacağını açıkça düzenler.

Maddi tazminat davası öncesinde zorunlu başvuru gerekir mi?

İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebi, 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki istisnanın doğrudan kapsamındadır. Bu nedenle dava şartı olarak arabuluculuk ile ihtiyari arabuluculuk birbirine karıştırılmamalıdır. Dava stratejisinde uyuşmazlığın gerçekten iş kazasına dayalı olup olmadığı ayrıca belirlenmelidir.

Manevi tazminat bakımından durum nedir?

İş kazasından kaynaklanan manevi tazminat da aynı kanuni istisna içinde yer alır. Dolayısıyla sırf iş mahkemesinde görülecek olması nedeniyle her talebin zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu kabul edilemez. Talebin dayanağı, tarafları ve dava sonucunda istenen hukuki koruma ayrı ayrı sınıflandırılmalıdır.

İş kazası tespit davaları da istisna kapsamında mıdır?

7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası maddi ve manevi tazminatın yanında bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını da ayrıca sayar. Bu nedenle iş kazası tespit davası bakımından dava şartı analizi genel ücret alacağı davasındaki sistemden farklıdır.

İşçilik alacakları iş kazasıyla birlikte ileri sürülürse ne olur?

Aynı olay örgüsünde kıdem tazminatı, ücret veya başka işçilik alacakları da bulunabilir. Bu taleplerin hukuki dayanağı iş kazası tazminatından farklıdır. Bu nedenle bütün talepleri tek isim altında değerlendirmek yerine her alacağın 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci veya üçüncü fıkrasındaki rejimlerden hangisine girdiği ayrı incelenmelidir.

İhtiyari arabuluculuk tamamen yasak mıdır?

Hayır. Dava şartı olmaması, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıkları bakımından ihtiyari müzakere yolunun hiçbir şekilde kullanılamayacağı anlamına gelmez. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 1 inci maddesi, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarını arabuluculuğa elverişli kabul eder.

SGK statüsü tarafların anlaşmasıyla değiştirilebilir mi?

Tarafların özel hukuk alanında tazminat miktarı üzerinde anlaşması ile Sosyal Güvenlik Kurumunun kanundan doğan tespit ve işlem yetkisi aynı şey değildir. Örneğin olayın Kurum kayıtlarındaki iş kazası statüsü veya sosyal güvenlik hakları yalnız iki özel tarafın anlaşmasıyla Kurumu bağlayacak biçimde yeniden oluşturulmuş sayılmaz. Sosyal güvenlik boyutu ayrıca yürütülmelidir.

Arabuluculukta kusur oranı nasıl ele alınabilir?

Taraflar müzakere sırasında olayın oluş biçimi, teknik raporlar ve kusur iddialarını değerlendirebilir. Ancak arabuluculuk görüşmesindeki pazarlık pozisyonu, mahkemede kesin teknik kusur tespiti anlamına gelmez. İş kazasında kusur incelemesi iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ile olayın nedensellik zinciri üzerinden ayrıca yapılabilir.

Zarar hesabı neden görüşme öncesinde hazırlanmalıdır?

Geçici veya sürekli iş göremezlik, gelir kaybı, destek kaybı ve diğer zarar kalemleri birbirinden ayrılmalıdır. Sosyal güvenlik ödemelerinin hesaba etkisi de dosyaya göre değişebilir. Belirsiz bir toplu rakam üzerinden görüşme yapmak yerine talebin hangi hesap verilerine dayandığının açıklanması, anlaşmanın kapsamını daha denetlenebilir hâle getirir.

Birden fazla sorumlu varsa süreç nasıl planlanır?

Asıl işveren, alt işveren, üçüncü kişi veya farklı sigorta ilişkilerinin bulunduğu olaylarda taraf yapısı karmaşıklaşabilir. Müzakere yapılacaksa hangi kişinin hangi talep yönünden sürece katıldığı ve anlaşmanın diğer kişilere etkisi açık olmalıdır. Bir tarafla yapılan anlaşmanın diğer sorumlular üzerindeki sonucu sözleşme metni ve maddi hukuk kuralları üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

Deliller arabuluculuk nedeniyle ihmal edilmeli midir?

Hayır. Kamera görüntüsü, işyeri tutanağı, sağlık kayıtları, SGK bildirimi, eğitim ve ekipman belgeleri gibi deliller zamanla kaybolabilir. Müzakere ihtimali, delil koruma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. İş kazasında deliller mümkün olduğunca olaydan hemen sonra toplanmalı ve tarihleriyle birlikte muhafaza edilmelidir.

Anlaşma belgesinde hangi konular açık olmalıdır?

Anlaşmanın hangi olay ve hangi talepleri kapsadığı, ödeme miktarı ve tarihi, varsa taksitler, masraflar ve sona erdirilmek istenen özel hukuk talepleri açık biçimde yazılmalıdır. Genel ve sınırı belirsiz ifadeler ileride kapsam tartışması yaratabilir. Sosyal güvenlik kurumlarının kanuni yetkileriyle özel taraflar arasındaki ödeme düzenlemeleri birbirinden ayrılmalıdır.

Dava süresi ve zamanaşımı neden ayrıca takip edilmelidir?

İhtiyari görüşme yürütülmesi, ilgili talebin zamanaşımı veya diğer süre kurallarını gözden çıkarmayı haklı kılmaz. Sürelerin arabuluculuk başvurusu ve görüşmeleri nedeniyle nasıl etkilendiği somut talebin hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir. Başlangıç tarihi, olay tarihi ve zarar öğrenme süreçleri kronolojik olarak kayda alınmalıdır.

Sonuç

İş kazasında arabuluculuğun temel ayrımı açıktır: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi-manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını zorunlu arabuluculuk kuralından ayırır. Buna karşılık serbestçe tasarruf edilebilir özel hukuk konularında ihtiyari müzakere ayrıca değerlendirilebilir.