Meslek hastalığı, çalışanın yaptığı işin niteliği veya işin yürütüm koşulları nedeniyle ortaya çıkan ve çalışma ile hastalık arasında mesleki nedensellik kurulmasını gerektiren sosyal güvenlik kavramıdır. Bir rahatsızlığın çalışma döneminde ortaya çıkmış olması tek başına meslek hastalığı sayılması için yeterli değildir; tıbbi bulgular ile mesleki maruziyet birlikte değerlendirilir.
Meslek hastalığı nasıl tanımlanır?
5510 sayılı Kanun sisteminde meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple ya da işin yürütüm şartları nedeniyle uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik haliyle bağlantılıdır. Tanımın merkezinde hastalık ile yapılan iş arasındaki mesleki bağ bulunur.
Her iş sırasında ortaya çıkan hastalık meslek hastalığı mıdır?
Hayır. Bir kişinin çalışırken grip olması veya işle ilgisiz bir hastalığının aynı dönemde ortaya çıkması, yalnız zaman birlikteliği nedeniyle meslek hastalığı sayılmasını sağlamaz. Hastalığın işin niteliği, maruz kalınan etken veya çalışma koşullarıyla tıbben ve hukuken ilişkilendirilebilmesi gerekir.
Mesleki maruziyet neden önemlidir?
Kimyasal maddeler, toz, gürültü, titreşim, biyolojik etkenler, tekrarlayıcı fiziksel hareketler veya işin niteliğine bağlı başka riskler mesleki maruziyet incelemesine konu olabilir. Hangi etkene ne kadar süre ve hangi yoğunlukta maruz kalındığı, işyeri kayıtları ve tıbbi değerlendirmelerle birlikte incelenir.
SGK bakımından tespit nasıl yapılır?
Meslek hastalığına ilişkin sosyal güvenlik değerlendirmesinde Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularından alınan sağlık kurulu raporları ve dayanak tıbbi belgeler önem taşır. Nihai sosyal güvenlik değerlendirmesi Kurumun sağlık kurulu sistemi içinde yürütülür. Hastane raporu önemli bir tıbbi belge olmakla birlikte sosyal güvenlik yönünden meslek hastalığı tespit sürecinin bütünüyle aynı şey değildir.
Hangi tıbbi belgeler önem taşır?
- İlk başvuru ve muayene kayıtları,
- Tanıya ilişkin laboratuvar ve görüntüleme sonuçları,
- Sağlık kurulu raporları,
- İşyeri hekimi kayıtları varsa ilgili kayıtlar,
- Önceki sağlık durumunu gösteren belgeler,
- Hastalığın seyri ve tedavi kayıtları.
Çalışma geçmişi nasıl incelenir?
Meslek hastalığının tespiti yalnız son işyerine bakılarak yapılamayabilir. Çalışanın geçmişte yaptığı işler, görev tanımları, çalışma süreleri ve benzer risklere maruz kaldığı dönemler önem taşıyabilir. SGK hizmet dökümü çalışma dönemlerini göstermede yardımcıdır; ancak maruziyetin niteliğini tek başına açıklamayabilir.
İşyeri risk kayıtlarının rolü nedir?
Risk değerlendirmeleri, ortam ölçümleri, kimyasal madde güvenlik bilgileri, kişisel maruziyet ölçümleri, iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgeleri ve kullanılan koruyucu sistemler çalışma koşullarının belirlenmesinde önemlidir. Hastalığın belirli bir mesleki etkene bağlanması gerekiyorsa bu kayıtlar tıbbi bulgularla birlikte anlam kazanır.
İşten ayrıldıktan sonra meslek hastalığı ortaya çıkabilir mi?
Bazı meslek hastalıkları maruziyetten sonra belirli bir süre geçince belirti verebilir. Bu nedenle çalışanın işten ayrılmış olması mesleki bağlantı ihtimalini her durumda ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte hastalığın türü, maruziyet dönemi ve ilgili sosyal güvenlik kuralları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Meslek hastalığında prim günü eşiği var mıdır?
SGK’nın güncel bilgilendirmesinde meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar bakımından genel bir asgari prim günü sınırı bulunmadığı belirtilmektedir. Ancak sigortalılık statüsüne göre prim borcu gibi özel koşullar gündeme gelebilir. Hak türü ve sigortalılık statüsü birlikte kontrol edilmelidir.
Geçici iş göremezlik hakkı doğabilir mi?
Meslek hastalığı nedeniyle yetkili hekim veya sağlık kurulu raporuyla geçici olarak çalışamayan sigortalı bakımından geçici iş göremezlik ödeneği gündeme gelebilir. Bu ödeme ile hastalığın kalıcı meslekte kazanma gücü kaybına yol açması halinde değerlendirilen sürekli iş göremezlik geliri farklı haklardır.
Geçici iş göremezlik hakkında
Geçici İş Göremezlik
sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sürekli iş göremezlik nasıl ayrılır?
Meslek hastalığı kalıcı bir meslekte kazanma gücü kaybına yol açmışsa sosyal güvenlik mevzuatındaki sürekli iş göremezlik sistemi gündeme gelebilir. Geçici istirahat raporu ile sürekli iş göremezlik derecesi birbirinden farklı tespitlerdir. Sağlık sonuçlarının kalıcı hale gelmesi ayrıca değerlendirilir.
Meslek hastalığı ile işveren sorumluluğu aynı tespit midir?
Meslek hastalığının SGK bakımından tespiti ile işverenin özel hukuk bakımından tazminat sorumluluğu ayrı hukuki sorulardır. İşverenin riskleri önleme, maruziyeti azaltma, eğitim, sağlık gözetimi ve iş organizasyonu bakımından yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ayrıca incelenebilir.
Konu başlıklarının tamamı için
Meslek Hastalıkları
bölümüne geçebilirsiniz.
Uyuşmazlık halinde kronoloji neden önemlidir?
Hastalığın ilk belirtileri, tanı tarihi, hangi işlerde ne kadar süre çalışıldığı ve maruziyetin hangi dönemlerde gerçekleştiği kronolojik biçimde çıkarılmalıdır. Özellikle birden fazla işveren yanında aynı riske maruz kalınmışsa bu kronoloji nedensellik ve sorumluluk değerlendirmesinde önem taşır.
Sonuç
Meslek hastalığının tespiti yalnız bir tanı adı üzerinden yapılamaz. Tıbbi teşhis, çalışma geçmişi, maruziyet kayıtları ve sosyal güvenlik değerlendirmesi birlikte ele alınmalıdır. Geçici ve sürekli iş göremezlik sonuçları da meslek hastalığının tespitinden ayrı aşamalar halinde incelenir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Hastalığın türü, çalışma geçmişi ve tıbbi belgeler somut değerlendirmeyi değiştirebilir.
Meslek hastalığının bildirilmesi neden ayrıca önemlidir?
SGK uygulamasında hizmet akdiyle çalışan sigortalının meslek hastalığının öğrenilmesi halinde işveren bakımından Kuruma bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Güncel Kurum açıklamasında bildirim süresi durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü olarak belirtilmektedir. Tıbbi tanı, işverenin hastalığı hangi tarihte öğrendiği ve bildirimin ne zaman yapıldığı bu nedenle ayrı kayıtlarla izlenmelidir.
Bildirim yapılması tek başına hastalığın sosyal güvenlik bakımından kesin olarak meslek hastalığı kabul edildiği anlamına gelmez. Hastalık ile iş arasındaki mesleki bağ ve sağlık kurulu değerlendirme süreci ayrıca yürütülür.