Meslek Hastalığında İşveren Sorumluluğu

Meslek hastalığında işveren sorumluluğunun belirlenmesi, yalnız çalışanın hastalanmış olmasına bakılarak yapılmaz. Çalışma ortamındaki mesleki riskler, maruziyetin süresi ve yoğunluğu, alınması gereken önlemler, hastalık ile iş arasındaki illiyet bağı ve kusur birlikte değerlendirilir.

İşverenin koruma ve gözetme yükümlülüğü

Türk Borçlar Kanununun 417. maddesi işverene işçinin kişiliğini koruma ve işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlama yükümlülüğü getirir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise risklerin önlenmesi, eğitim, sağlık gözetimi ve güvenli çalışma organizasyonu bakımından ayrıntılı yükümlülükler içerir.

Meslek hastalığında hangi kayıtlar önemlidir?

Risk değerlendirmeleri, ortam ölçümleri, periyodik sağlık muayeneleri, işe giriş sağlık kayıtları, kişisel koruyucu donanım kayıtları, eğitim belgeleri, çalışma süreleri ve görev tanımları maruziyetin belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Birden fazla işveren varsa

Meslek hastalıkları uzun yıllar içinde gelişebildiği için sigortalı aynı mesleki etkene farklı işyerlerinde maruz kalmış olabilir. Her işveren dönemindeki maruziyet, alınan önlemler ve hastalığın gelişimine katkı ayrı ayrı araştırılmalıdır. Sorumluluk oranı yalnız son işveren olgusuna bakılarak belirlenemez.

SGK tespiti işveren kusurunu otomatik belirler mi?

Hayır. SGK bakımından hastalığın meslek hastalığı sayılması ile özel hukuk bakımından işverenin kusuru ve tazminat sorumluluğu farklı değerlendirme aşamalarıdır. Tazminat dosyasında ihlal edilen somut iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü ile hastalık arasındaki bağlantı ayrıca incelenir.

Temel kaynak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 5510 sayılı Kanun m.14.